h1

Türk Sinemasında Tarih Filmlerinin Eksikliği

May 14, 2011

Tarih ile ilgili filmler dediğimiz zaman aklınıza ilk gelen Tarkan serileri ve Malkoçoğlu’nun maceraları olacaktır. Zamanın kısıtlı imkan ve teknikleri ile çekilmelerine rağmen oldukça geniş kitleler tarafından izlenen tarih filmleri ne yazık ki Türk sinemasında çok uzun zamandır gözükmemektedirler. Bu tür filmlerin tarihi yeniden yaşamak ve aynı zamanda sinema severlere farklı heyecanlar sunmak gibi iki büyük rolleri vardır. İyi teknik ve planlı bir proje ile çekilecek olan tarih filmleri Türkiye’de çok rahat 2 milyon seyirci sınırını aşabilecek güçtedirler.

Tarih filmleri ülkemizde ne yazık ki çok kısıtlı sayıda çekilseler de dünyaya baktığımız zaman bu tür filmlerin ne kadar başarılı olduğunu daha yakından görebiliriz. Örneğin Gladiator, Brave Heart, Robin Hood, Schidler’in Listesi gibi tarihi olayları anlatan filmler dünya sinema tarihinde büyük başarılar kazanmalarıyla tanınmışlardır. Hollywood’un güçlü oyuncuları ve olağanüstü imkanları ile desteklenen tarihi olaylar tüm dünya seyircilerine büyük keyif yaşatmaktadırlar.

Hollywood’un dışında dünyanın diğer en büyük sinema sektörlerinin başında yer alan Çin’de de tarihi filmler dünyanın hiç bir yerinde olmadığı kadar (Hollywood hariç) büyük bütçelerle çekilmektedir. Örneğin Red Cliff isimli filme 100 Milyon $ yatıran Çin sinema endüstrisi bu film ile tüm dünyaya tarih filmlerinin nasıl çekileceğini adeta ders olarak göstermiştir. Filmde kullanılan efektlerden tutun da orduların haraketlerine kadar çok büyük emek harcanmıştır. Red Cliff  Çin sineması için altın filmlerin arasında yer almaktadır. Bu filmin dışında Hero, Kaplan ve Ejderha, Fearless, IP Man gibi tarihi olayları anlatan filmler hem Çin’de hem de yurt dışında büyük başarı yakalamışlardır.

Özellikle tarihi çok güçlü ve uzun olan Türk medeniyetinin bu konuda çekebileceği sayısız film bulunmaktadır. Osmanlı’dan tutun da Göktürkler’e kadar sayısız devlete sahip olan Türk tarihi aslında yapımcılar tarafından yeniden keşfedilmeyi beklemektedir. Küçük bir örnek verecek olursak: İstanbul’un fethi gibi dünyayı etkileyen bir olaya sahip olan Türk tarihinin sadece bu konunun filminin yapılması ile ekrana getirilmesi bile tüm zamanların gişe rekorlarını kırmaya yetecektir.

Elbette ki bu büyüklükteki bir projeyi şu anki teknolojimiz ile tamamen kendimiz çekemeyecek olsak bile, Çin gibi bir güçten bu konuda yardım alabilir ve hatta bazı sahneleri ortak dahi çekebiliriz. Tarih filmlerini çekmek hem masraflı hem de teknik olarak çok zor olduğu için Türk sinemasının diğer sinemalardan destek alması gerekmektedir. Bu sayede yurt dışında kullanılan birçok teknik ve ekipman Türkiye’ye getirilerek gelecek dönemlerde çekilecek olan diğer filmlerin alt yapısı oluşturulabilir.

Sürekli olarak dram, komedi ve macera filmleri ile ilerleyen Türk sineması için yeni bir hayat kaynağı olacak olan tarih filmleri Türk sinemasının yeniden büyük bir atağa geçmesine neden olacak kadar büyük öneme sahiptirler. Bu tarz filmlerin bütçeleri 10 milyon $’dan aşağı olmayacak ve hatta Türk sinema tarihinin en pahalı bütçeleri olarak tarihe geçeceklerdir. Yapımcıların gözünü korkutacak büyüklükte olan bütçeler aslında tüm dünyada yankı bulacak filmlerin yapılmasının en büyük destekçisi olacaklardır. Bu yüzden büyük düşünmek için belli oranda bir bütçenin harcanması kaçınılmazdır.

Dileğim kendi tarihini yüksek teknoloji ile beyaz perdeye aktaracak olan Türk sinemasının yeniden yükselişe geçerek tüm dünyaya tarih filmlerini biz Türklerin de başarıyla yapabileceğini göstermesidir. Bunu yapacak güçte olan yapımcılarımız ve bu hayali gerçeğe dönüştürecek insan birikimimiz vardır. Eksik olduğumuz teknoloji ve tecrübe kısmında bizden daha deneyimli olan yabancı sinemacılardan destek alarak çok kaliteli tarih filmleri yaratabiliriz.

Dünya sinema tarihinde ne yazık ki tiye alınan tarih filmlerine sahip olduğumuz gerçeğini gözümüzün önüne getirirsek artık Türk sinemasının o dönemleri atlattığını ve her türlü filmi çekebilecek gücü olduğunu dünyaya gösterme zamanımızın geldiğini görebiliriz.  Kurtuluş Savaşı, İstanbul, Çanakkale Destanı, Haçlı Savaşları, Barbaros Hayrettin ve daha onlarca tarihi olay ve isim  beyaz perdeye yüksek teknoloji kullanılarak aktarılmayı beklemektedirler. Bize düşen ise inanmak ve korkmadan filmlerimizi yüksek kalite ile çekmek olmalıdır. İşte o zaman sinema severler yep yeni heyecanlar ile sinema koltuklarını dolduracak ve sektörü destekleyeceklerdir.

Rıfat Karlova

http://www.rifatkarlova.com

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: