h1

Yaratıcılık ve Televizyon

June 7, 2010

Yaratıcılık dünyada yaşayan her insanın içinde bulunan bir özellik olsa da, bunu geliştirip etkili alanlarda kullanan insan sayısı ne yazık ki o kadar fazla değil. Kimi insanlar işlerinde yaratıcılık sınırlarını zorlayarak sürekli yenilik peşinde koşarken kimisi de diğer yaratıcı kişilerin ürettiklerini kullanarak kendi yaratcılıklarını öldürebiliyorlar.

Dünya da özellikle eğlence endüstrisi alanında yaratıcılığın en çok gelişmiş olduğu yerlerin başında Amerika geliyor. Üretilen onlarca çizgi filmin yanı sıra, farklı dizi senaryoları, televizyon formatları ve diğer yapımlar Amerika’nın dünya üzerindeki etkisi sayesinde dünyanın dört bir yanına hızlı şekilde yayılıyor. Bunun en önemli sebeblerinden bir tanesi de elbette ki Amerika’nın medya üzerindeki kontrolü ve iletişim kanallarının dünya üzerindeki egemenliği. Batı’da Amerika’ya televizyon endüstrisinde yaratıcılık alanında eşlik eden ülkelerin yanına İngiltere ve Hollanda’yı da ekleyebiliriz.

Doğu’da ise en yaratıcı toplumların başını tartışmasız Japonlar çekiyor. Akıl sınırını zorlayan elektronik tasarımlarını zaten hepimiz hayatımızın bir alanında görebiliyoruz. Konumuz televizyon olunca da aynı şekilde Japonlar’da farklı formatlar ve eğlence ürünleri üreterek Doğu’nun tartışmasız en yaratıcı insanları olmayı başarıyorlar. Japonların özellikle çizgi film endüstrisi için ürettikleri Amerikan yapımcılarına da ilham kaynağı oluyor. Doğu’nun etkisi son yıllarda ekonomik olarak artasa da televizyon ve sinema daki etkisi dil ve kültür farklılıkları nedeniyle bir Amerika ve İngiltere kadar geniş alanlara yayılamıyor.

Yaratıcılık özellikle televizyona yeni proje üretebilmek için de büyük önem taşıyor. İngilizce de “Game Show”denen yarışma programları yaratıcılığın en öne çıktığı formatlar olarak kabul ediliyor. Bu tarz programların hazırlanmasında geniş bir ekip çalışıyor olsa da programın fikirleri genelde birkaç kişi tarafından üretiliyor. Ülkemizde ne yazık ki yaratıcı kişilerin kendilerini geliştirecekleri alanların sınırlı olması yüzünden yaratıcılık da etkili bir biçimde gelişemiyor ve ortaya çıkarılan ürünlerimiz de kısıtlı sayıda oluyor.  Son dönemde yaratılan dizilerin yerli ve yabancı romanlardan uyarlanıyor olmasını da buna en iyi örnek olarak gösterebiliriz.

Yaratıcılık alanına verilen önemin çok düşük olması ve yapımcıların riskli olarak gördükleri yeni projeleri üretmekten kaçınmaları yüzünden bu alana gereken enerjiyi de ne yazık ki veremiyoruz. Bugün Türkiye televizyon endüstrisi yaratıcılığa önem veriyor olsaydı kendilerini ve yaratıcılıklarını sınırsız derecede geliştiren kişilerin sayesinde bizim de programlarımız yurt dışına taşınabilirdi.

Yaratıcılık kullanılmadıkça aynı antreman yapmayan futbolcu gibi esneklikten yoksun bir hale gelmeye mahkum oluyor. Bu yüzden yapılması gereken yaratıcılığımızı geliştirecek projelerin hayata geçirilmesini ve  en önemlisi ise televizyon endüstrisinde iş yapan etkili isimlerin bu alana  hem yatırım hem de destek vermesi sağlamak. Yapımcıların neredeyse tamamı alıntı olan televizyon programlarına en azından bir kaç tane kendi ürettiğimiz projeleri de eklemeleri gerekiyor. Bilindiği gibi başarı o kadar kolay gelmiyor bunu göğüslemek lazım ki gelecekte kendimiz üretici konumuna geçebilelim.

Türkiye olarak pratik zekanın en etkili kullanıldığı ülkelerin başında geldiğimizi düşünüyorum. Batı ve Doğu’nun geçiş noktasında olduğumuz için hem batı hem de doğu düşünce yapısına hakim olabiliyoruz. Farklı kültürlerin iç içe geçmesi ise bizler için müthiş bir zenginlik yaratıyor. Bunların ne yazık ki farkında olan kişi sayısının az olması yüzünden üretici ve yaratıcı özelliğimiz de gerekenin çok altında kalıyor. Üretilenler de sadece ülkemiz sınırlarında tüketilip rafa kalkıyor. Elbette ki ülkemiz sınırlarını aşan, değerli isimlerimizin olduğunu biliyoruz ama sayılarının azlığı beni ne yazık ki mutsuz ediyor. Ben bu satırları yazarken belki de yurdumun bir köşesinde hangi güzel fikir ve proje hayata geçirilmeyi bekliyor diye de sormadan edemiyorum.  Ben bu alanda üretilecek projelerin başarılı olacağına inanıyorum ve yaratıcılığımıza güveniyorum.

“İyi bir kılıç 1o yılda yapılır” Çin Atasözü.

Hepinize sevgilerimle,

Rıfat Karlova

http://www.rifatkarlova.com

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: